sitemap

‘resimli ÅŸiir’

Ben seni sevdim !

Ben senin en çok sesini sevdim
Buğulu çoğu zaman, taze bir ekmek gibi
Önce aşka çağıran,sonra dinlendiren
Bana her zaman dost, her zaman sevgili

Ben senin en çok ellerini sevdim
Bir pınar serinliğinde, küçücük ve ak pak
Nice güzellikler gördüm yeryüzünde
En güzeli bir sabah ellerinle uyanmak

Ben senin en çok sesini sevdim
Buğulu çoğu zaman, taze bir ekmek gibi
Önce aşka çağıran,sonra dinlendiren
Bana her zaman dost, her zaman sevgili

Ben senin en çok ellerini sevdim
Bir pınar serinliğinde, küçücük ve ak pak
Nice güzellikler gördüm yeryüzünde
En güzeli bir sabah ellerinle uyanmak

Ben senin en çok gözlerini sevdim
Kâh çocukça mavi, kâh inadına yeşil
Aydınlıklar, esenlikler, mutluluklar
Hiç biri gözlerin kadar anlamlı değil

Ben senin en çok gülüşünü sevdim
Sevindiren, içimde umut çiçekleri açtıran
Unutturur bana birden acıları, güçlükleri
Dünyam aydınlanır sen güldüğün zaman

Ben senin en çok davranışlarını sevdim
Güçsüze merhametini, zalime direnişini
Haksızlıklar, zorbalıklar karşısında
VahÅŸi ve maÄŸrur bir kaplan kesiliÅŸini

Ben senin en çok sevgi dolu yüreğini sevdim
Tüm çocuklara kanat geren insanlığını
Nice sevgilerin bir pula satıldığı bir dünyada
Sensin, her şeyin üstünde tutan sevdiğini

Ben senin en çok bana yansımanı sevdim
Bende yeniden var olmanı, benimle bütünleşmeni
Mertliğini, yalansızlığını, dupduruluğunu sevdim
Ben seni sevdim, ben seni sevdim, ben seni…

Posted on Aralık 24th, 2008 by admin  |  No Comments »

Hani Sevdiydik Ask Siiri

Gözlerin ateş gibi
Sevgim bikere bukalbi
Gönlümün yarası oldun 1kere
Ayrılmakniye

Kal bindeki ateşin gönlübenim
Hadi gelde bitsin bu çileee
Kalbimib çiçeği
Gönlü mündireği
En güzel sensindiye bitirmebeni

Ömrümün güzeli
Dünyamın meleği
Sen siz yapamıyom diye ağlatma beni

HANİ SEVDİYDİK

Gözlerin ateş gibi
Sevgim bikere bukalbi
Gönlümün yarası oldun 1kere
Ayrılmakniye

Kal bindeki ateşin gönlübenim
Hadi gelde bitsin bu çileee
Kalbimib çiçeği
Gönlü mündireği
En güzel sensindiye bitirmebeni

Ömrümün güzeli
Dünyamın meleği
Sen siz yapamıyom diye ağlatma beni

Posted on Aralık 20th, 2008 by admin  |  No Comments »

Seni Tanidigimda

seni tanıdığımda
med zamanıydı, kanat alıştırıyordu ay
bakışlarının kardeşi, zümrüt toprak
çaresizliğin sesini tanımlıyordu saatin
sana yakışan da buydu
ve bana, umutsuzca biliyorduk.
uzun yağmurlardan sonraydı
seni tanıdığımda
öğle vakti çıkabildik kırlara
yeşerebilirdi bileklerimiz, gözlerimizde
çiçek açabilirdi, kalsak biraz daha
çekirgeler fışkırabilirdi saçlarımızdan, kelebekler

sonunda karışıp gidebilirdik otlara ve kuşlara.
apansız bulutlar, ışıklı hüzün çiçekleri
yoldan geçen bir avcının çantasında
dökülür gibiydi sesin
seni tanıdığımda
uzaktaydı kent, yasalar, plastik dünya
bilinçli unutkanlıklar uzaktaydı.
yağmurun tanıdığıydın, şu ellerinle
şimşeği yuvasına zorluyordun
seni tanıdığımda
gülümsüyordun.
(Salih Bolat)

Posted on Aralık 10th, 2008 by admin  |  No Comments »

Hep Seni Sevdim

Hep seni sevdim
Yaz kendini anlatırken yaprak yaprak
Günler ne çabuk akıp geçti sevgilim
Yüzyıllar geçti sanki aradan
Yollar yollar boyunca yan yana
Hangi yokuşu çıktıysam seninle
Kuşlar uçuştular saçlarından
Hep seni sevdim, silinmez izi
Sevimli şaşkınlıklarımın o yazdan
Kır kahveleri kuş sürüleri sonra
KonuÅŸmadan oturduÄŸumuz masa iskemle
Demli çay, demli çayın buğusu
O yaz daha mutluydu seninle

Senin mavi miydi ya kalbinin sesi
Bir saat gibi iÅŸlerken kendiliÄŸinden
Yine buluştu gözlerimiz sevgiler üreten
O yaz seni ne çok sevdiğimi
Öğrendim bir akarsuyun sessizliğinden
Bulutlardan bulutlara çıkardım o yaz
Çiçekler suladım her günbatımı
Çocuklarla konuştum hüznü unutturan
Yalansız hilesiz sevdim seni
Çiçekler çocuklar ezgiler içinde

Posted on Aralık 10th, 2008 by admin  |  No Comments »

Gel Al beni !!!!

2
Ağlıyorum; gülen göslere muhtacım
Gel gülen göslerinle bak bana
Konuşamıyorum; tatlı tatlı sözlere muhtacım
Gel tatlı tatlı konuş bnmle

Ağlıyorum; gülen göslere muhtacım
Gel gülen göslerinle bak bana
Konuşamıyorum; tatlı tatlı sözlere muhtacım
Gel tatlı tatlı konuş bnmle

Korkuyorum; korunmaya kovlanmaya muhtacım
Gel koru kovla beni
Mutsuzum; sevgiye aşka muhtacım
Gel sev beni

Üşüyorum; sıcacık sarılmalara muhtacım
Gel sar beni
Ben en çok sana muhtacım
Gel al beni :( :(

Posted on Aralık 10th, 2008 by admin  |  No Comments »

Sona Eren bir askin oykusu

“ ben gidiyorum.biz ayrılıyoruz.birÅŸey yap biÅŸey söyle ve ben gitmemem gerektiÄŸine inanayım.bir mücize yarat ben kalayım“
“ne söyleyeyim,gitmek istiyorsan seni nasıl durdurum“

güneş batmaya başlamıştı vurdum kendimi yollara beşiktaş iskelesinden gidişini izlemiş olan beynimi toplamya çalışarak yürüdüm.yok olmaasını istemediğim bişey beynimde yok olacaktı yok edecektim.tramva kabulleniş olarak geldi ilk başta.nedenlere niçinlere boğulmamalıydım.çok güçsüz düşmüştüm güçlü olmalıydım.kader bu ise herzaman ki gibi sahiplenmeliydim benim olanı.yürümeliydim.beynimde ilk günden bu ana şimşekler gözümün önünden son konuşmalar geçiyordu.
“beni istediÄŸin zaman arayabilirsin“
en çok bu laf koymuştu sanırım canıma.nedendir bilinmez bu lafı hiç sevmedim.bir cümle bu kadar yakın olup nasıl bu kadar uzaklaştırabilirdi insanı.
son sarılma daha doğrusu onun sarılması senin kollarını götürüp kabullenmeyi sevmeyen bir çocuk gibi geri kaçışın.ya son gözgöze gelme.
“iyi ol lütfen“
bu ne saçma bir cümle.lenet herif sen yine kilitlendin dimi bu anda diye kızmam kendime.
ayrılık lafından önceki gülüşmeler.bu ne boktan bir ayrılık hangi ayrılık böyledir ki.nefret edelim birbirimizden hadi.ben sana “kahpe“ diyeyim sen bana “ÅŸerefsiz“.ama yok.
gülüüyoruz sonra konuşuyoruz sonra susuyoruz.
“ÅŸu an yine toparlıyoruz gibi.“diyorsun.“peki yaÅŸamak mı istiyorsun iyi yaÅŸamak mı istiyorsun“
“iyi yaÅŸamak“ diyor salak dilim.
`ben seni seviyorum“ diyorsun.o zaman niye bu haldeyiz diyarum kendi kendime.bende seni deliler gibi seviyorum.
herzaman yaptığım gibi şakaklarınla saçlarının birleşiği yerden kulağından boynuna doğru bir seviş yapıyorum acı acı gülüyosun.
en hararetli konÅŸumanın bir yerinde “biz kendi sorunlarımızdan birbirimizi mi unuttuk acaba “ diyorsun.o an elini tutuyorum.elini yumru yapıp elimin içinde kaybediyorum.sen diÄŸer elini üsütne koyuyorsun.uzun bir müddet böyle kalıyoruz.belki ilk defa ellerimi ben ayırıyorum ellerinden.
ayrılıkla dalga geçen bir halimiz var.
gülüyorsun.
“ama ayrılırsak ben bu gülüşü çok özliyeceÄŸim“ diyorum.biÅŸey demiyorsun.
sonra konuşuyorsun ben dalmış seni izliyorum.
“bakma öyle diyorsun.elini yavaÅŸca yanağıma götürüp okÅŸuyorsun ben her zamnki gibi kendimi ellerine bırakıyorum.
an geliyor saate bakıyorsun.
“beni istediÄŸin zaman arıyabilirsin“ diyorsun.dayanamıyorum yanağına öpücük konduruyorum.titrek bir sesle “hadi vapuru kaçırma“ diyorum.
“galiba beni kovuyorsun.“diyorsun.
“hadi git“ diyorum.
sarılma sarılmama arasında arkanı dönüp gitmen benim gidiÅŸini izlemem……

biraz etrafa bakıyorum sen girdikten sonra .arkamı dönüyorum bir adım ikinci adım üçüncü….
hayır diyorum kendime biÅŸey yap gerizekalı dön.yıldırım gibi fırlıyorum.iskleye gidiyorum jeton alıyorum giriyorum.hayır ordan ayrılan boÄŸaz vapurunda olma diyorum içimden.daha iki dakika olmadı.ne acelen var piç vapur.bekçi kapatıyor kapıyı “bu üsküdar vapuru mu“ diyorum “hayır boÄŸaz“
lanet olsun.belki motaora binmiştir diyorum koşmalıyım içine tükürdüğüm iskleden çıkamıyorum.turnikeden atlayıp motorlaraın oraya gidiyom göremiyorum.sonra anlıyom ki ordan ayrılmışsın.
heyır pes etme diyorum kendime.arıyorum seni.
“kalktımı gemi“diyorum
“evet“
“kolundan tutup çıkarmak istedim seni oradan ama gitmiÅŸsin“ diyorum.
“bu kadar basit mi.“gerçekten gitmek istiyormusun“ diyorum
“bunları konuÅŸtuk“ diyorsun.
“kelebek öldü desene“ diyorum.“ben galba gemiyi kaçırdım.kendine iyi bak“ diyorum
“görüşürüz“ diyorsun.

hiçbirşey düşünmeden bir hafta geçiyor.sonra bir kez daha bülüşüyoruz anlatacaklarım var anlatıyorum.
laf arasında “ seni ikna etmek deÄŸil niyetim desemde bariz bir ÅŸekilde geri çevirmeye çalışıyorum seni.
“gitmek isteyenin önünde daÄŸ olsa duramaz “ diyorum.“ama gitmek istemiyorsan gitme yazık olacak“ diyorum.
“ÅŸu an bu karar çok yeni belki yarın arıcağım seni belki bir yıl sonra“diyorsun.“inÅŸallah piÅŸman olmayız“ diyorsun
“inÅŸallah oluruz“ diyorum.
anlıyorum ki bu açılan delik çok büyük ve kapanması çok zor belki çok zaman sonra.
“gitmek isteyenin önünde daÄŸ durmaz ama en fırtınalı denizlerde saÄŸlam gemiler ayakta kalır“ son sözüm bu diyorum.
yine susuyoruz.“kartını ÅŸirketten aldın mı“ diyorsun
“hayır“ diyorum.
“alınca bana mesaj çeker misin“ diyorsun.
çok garip geliyor.ne alaka amına koyayım diyorum içimden.herşey bitti de bumu kaldı.hiç haberleşemezken bunun için mi seninle haberleşçem.
hem ne olarak be gülüm arkadaşın olarak mı.amacın bumu ayrıldık ama arkadaş mı kalalım yani bunu mu demek istiyorsun.bak eğer öyle ise buna gelemem.
ben seni yarim olarak görürken nasıl arkadaşım olarak bakarım.seni kendime eÅŸ etmiÅŸim oradan arkadaÅŸlığa yatay geçiÅŸ zor be gülüm diye devam ediyor içim…

otobüsle biniyorum içimde geri döneceğine dair hiç umut yokmuş belliki hayalkırıklığı taşımıyorum.ati`yi arıyorum.bu bir haftalık zaman zarfında bir tek o biliyor adam gibi ayrılığın detaylarını.
“bana bir çay ısmarlasana“ diyorum.
“tabi babucum“diyor..
en zor zamanımda yanımda olan olmasını istediğim dostum bu yalnızlıkla girdapta yanımda onu tutuyorum.
yine baya baya anlatıyorum.dinliyor yorum yapıyor beni rahatlatıyor.anlıyorum ki bilinçaltımın etkisiyle atiye geliyorum çünkü mantığımın bittiği yerde beni toparlıyor.
“babaucum çok zor biliyorum ama dik dur.bence geri dönüş olmasın.çünkü bitmiÅŸtir diyor.dünyada üçmilyar diÅŸi var.geri dönüşte daha yıpratcı gidiÅŸler olur bak ne güzel bahsediyorsun.ayrılık güzel kalsın.
“haklısın“ diyorum.ama niye dediÄŸimi içimde tartmak istiyorum.artık birleÅŸmemizin imkansız oldÄŸuunu mu düşünüyorum yoksa gerçekten bitmesimi gerekiyordu diyorum içimden.kendimi kandırıp iÅŸin içinden çıkmayı baÅŸarıyorum.bu arada mekanda çalışa garson kıza kur yapmaya baÅŸlıyorum.çenem düşüyor.muhabbet muhabbeti açıyor kızla.gidiyor sonra yanımızdan. iki dakika sonra tekrar geliyor
“apple pasific nasıl.beÄŸendiniz mi?“ diyor.
ben yine konuşmaya devam ediyorum.gülüyor gülüşüyoz.bi ara ati ye bakıyorum.kaşlarını çatarak gülüyor.gülüşünden
“ulan amcık bu ne perhiz bu ne lahana turÅŸusu anlamı çıkıyor“
bende kaÅŸlarımı kaldırıp “neyapayım“ bakışı atıyorum.
ne yapayım…..
hücrelerimde sen varsın ama sen yokken bunu kaldıramam.seni unutmalıyım en azından içimde ki seni yük yapıp senden nefret etmek istemiyorum.bunun tek bir yolu var başka dişiler bulmalıyım seni unutturacak dişi istemiyorum ama seni unutmak istiyorum.kafayı meşgule atmalı.yine kolay olanı seçiyorum yani.yine üsütnü örtüyorum yine kendimi kandırıyorum.
böyle düşünsem bile ati nin bakışındandır sanırım muhabbeti kısa kesip mekandan çıkıyoruz…….

kitaplara vuruyorum kendimi.ati durumumdan ötürü “ aÅŸkın metafiziÄŸi“ diye bir kitap veriyor.okuyorum.eh biraz da kandırabiliyorum kendimi.kitap her ne kadar seni metalaÅŸtırsada ÅŸu anki durumumda böyle düşünmem iyi olduÄŸu için rahatlatıyorum kendimi.bazen “oh be iyiki ayrılmışz“ diyorum.“ne kadar da kafamda yükmüşsün.ÅŸimdi çok rahatım.zaten bitmesi gerekiyordu.yıpranmıştık hiç bir anlamı yoktu beraberleiÄŸimizin oh herkeez kendi yoluna“ diyorum bazen.
bu aÅŸkı kimin bitirdiÄŸini karıştırıyorum.bazen ben bitirdim bazen sen bitiridi oluyor kafamda.“üff lanet sorular ve cevaplar“
ben bitirdimde seni çok özlüyorum.lanet kafa lanet diyorum kendime niye akıllı olsaydın ya tutsaydın kelebeğini elinde.
yok yaa o bitirdi diyor beynim bazen.o zaman sana kızmıyorum ama o zaman seni kafamda bitirmem gerekliliği beynime zor geliyor ağır geliyor.gözü kesmedi bu ilişkiyi yaşamayı ve gitti diyorum.bu düşüncede bazen haykırma isteği geliyor içimden bazen köşeye çekilip sessizce susma.içimi derin huzursuzluklar kaplıyor bazen hani kötü bişey olmuş hissi. seni bu kadar çok seviyorum ya acaba sana kötü bişey mi oldu diyorum.evet arabesk hurafi düşüncelere giriyorum.türk filmi tatında yaşıyorum bazen seni.bazen uykumdan uyanıyorum balkona çıkıp sigaraya koşturuyorum kendimi.deli bir şarkı bulup söylüyorum yatağa gidip uyuyamamaya dalıyorum.telefon eve geldiğimde hep bana uzak bir yerde oluyor.telefon çaldı paranoyalarına dalmak istemiyorum.ama yinede yatmadan önce en az bir kere bakıyorum.bazen lanet bir çağrı oluyor.lanetten anlaşılacağı üzere o sen olmuyosun.mesaj gelince ise beni hatırlayan avea 9300 mesajları oluyor.oğlum salakmısın aramaz seni hem aramasını beklemiyorsun ki böyle bir beklenti içinde değilsin diyip kandırıyorum kendimi.ne kadar da güçlüyüm diyerek kendimle gurur duyuyorum.

zaman hızla geçiyor.gün geliyor kendimi yatakta buluyorum yanımda uyuyan biri var.para verip yapıyorum parasız yapıyorum 3 milyar dişi beni bekliyor psikolojisini oturtmaya çalışıyorum beynime.seni unutmayı başarıyorum çoğu zaman.o anlarda.çoğu an.hiçbirzaman zaman zaman her zaman.günlerde çok gülüyorum çok eğleniyorum.şırrank diye bir yumru giriyor sonra boğazıma yine mi sen diyorum kendime defol git artık diyorum.yok yok iyi bu diyor beynim sonra.hadi canım git beynimde sana ver vermek istemiyorum.çelişkliler benimle gelmeye devam ediyor anlayacağın.

çocuklarla buluşup eğlendiğimiz bir günün sonunda eve doğru yürümeye başlıyorum.sonbahar başı olmasına rağmen hava epey soğuk üşüyorum.sert ama ince bir yağmur yağıyor bizim eve giden yokuşu çıkıyorum.dilime kahpe ama vurucu bir şarkı doluyorum.telefonu cebimde hissediyorum.belki şimdi çalar sen beni ararsın diyorum.sonra tekrar umutsuzluk kaplıyor bedenimi.yağmurlu günlerde yürüdüğümüz yollar geliyor aklıma sonra içimi bir huzur kaplıyor.yeni bir sayfa açıyor o huzur bana.seni kaybettiğimi değilde hayatın devam ettiğini hatırlıyorum.ve seni eski sevgililer listesine koyuyorum.en zor sen giriyorsun o listeye.listeye giriyorsun ben kapağı kapatıyorum

Posted on Kasım 28th, 2008 by admin  |  No Comments »